Piraye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Piraye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Haziran 2011 Çarşamba

1945 yılı Aralık ayının dördü

İlk göz göze geldiğimiz günkü elbiseni çıkar sandıktan, 
giyin, kuşan, 
benze bahar ağaçlarına... 
Hapisten 
          mektubun içinde yolladığım karanfili tak saçlarına, 
kaldır, öpülesi çizgilerle kırışık beyaz, geniş alnını, 
böyle bir günde yılgın ve kederli değil, 
                                                  ne münasebet, 
böyle bir günde bir isyan bayrağı gibi güzel olmalı Nâzım Hikmetin 
          kadını... 



(Piraye için Yazılmış Saat 21-22 Şiirleri’nden)



(Turgay Fişekçi. Nâzım Hikmet: Yaşamöyküsü. Aralık 1997. Kavram Yayınları: İstanbul. Sayfa 39)


Nazım’ın en sevdiğim şiirinin altına en sevdiğim fotoğrafını koymak istedim. İnternette aradım bulamadım, ben de taradım koydum. Bu fotoğrafta hasta yatıyorlar, grip dağıtmış ikisini de ama ayıramamış. Yüzlerine vuran ateşi bu siyah beyaz fotoğraftan seçebildiğime inanıyorum nedense. Nazım’ın hep bir nizam içinde duran kıvır kıvır saçları dağınık; Piraye, bu halde fotoğrafının çekilmesinden epey hoşnutsuz olacak ki objektife bakmamış bile. Nazım, 1945’in 8 Ekim’inde yazdığı mısraları gerçekler gibi: “Çekilmez bir adam oldum yine: uykusuz, aksi, nâlet.” Piraye de az huysuzlanmamıştır muhakkak ama böyle bir adamın çekilmezliği herkesinkini bastırır.

Kendimi, kendimi bildim bileli Piraye’yle özdeşleştirmemin tek sebebi beyaz, geniş bir alnı ve kalın bilekleri olması değil. Benim hep biraz utanıp sıkıldığım bu özelliklere methiyeler düzen bir adam tarafından sevilmesini oldum olası kıskanmışımdır da. Fakat beyaz, geniş alnımız, kalın bileklerimiz veya -birinin kadını olmamız sebebiyle değil, ne münasebet!- ne zaman bir isyan bayrağı gibi güzel olunacağını bilmemizden de öte böyle zor bir adamı bunca sevmiş olmasından dolayı özdeşleştirmişimdir kendimi. Hikayenin bundan sonrasında ayrılıyoruz, o ayrı.

Nazım Hikmet, magnum opus kabul edilen kitabının başında da;

“Hatice, Pîrâye Pîrâyende.
Doğum yeri neresi,
kaç yaşında,
sormadım,
düşünmedim,
bilmiyorum.
Dünyanın en iyi kadını,
dünyanın en güzel kadını.
Benim karım.
Bu bahiste
            realite umrumda değil…”

diyerek ona ithaf eder Memleketimden İnsan Manzaraları’nı. 


3 Haziran 2011 Cuma

3 Haziran 1963


Onlar ümidin düşmanıdır sevgilim
                Akarsuyun
                                Meyve çağında ağacın
Serpilen gelişen hayatın düşmanı
Çünkü ölüm vurdu damgasını alınlarına
                -çürüyen diş, dökülen et-
bir daha dönmemek üzere yıkılıp gidecekler
                ve elbette sevgilim, elbet
dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya
                dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle; işçi tulumuyla
                bu güzelim memlekette hürriyet…



3 Haziran 2010 Perşembe

"Her kadın saçmadır sevdiği zaman..."


*Nazım, Piraye'nin yazdığı mektupları şiirleştirmek istemekte, Piraye buna pek yanaşmamaktadır. 1942-1943 yıllarında Nazım gene de bu işi yapacaktır (s.173).

[Nazım hem bu şiirlerde hem de Memleketimden İnsan Manzaraları'nda Piraye yerine Ayşe ismini kullanır..]


AYŞE'NİN MEKTUPLARI

44.

Evimin içinde ayağının sesini duymak istiyorum,
istiyorum ki kapımı çalasın
sana kendi elimle açayım kapımı.
Fakat kunduralarını taşlıkta çıkar kuzum çamurluysalar,
terliklerin seni bekliyor zaten.

Sana kendi elimle yemek pişirmek istiyorum,
kendi elimle kurmak soframızı.
Yalnız,
bulaşığı yine eskisi gibi beraber yıkarız.

Seninle aynı kitapları okumak istiyorum,
(elbet yine anlatırsın bana anlamadığım yer olursa).
Kendi elimle yıkamak istiyorum çamaşırlarını
ve söküklerini dikmek.
Ve istiyorum ki kendi elimle alayım tozunu yazı masanın,
(darmadağınıklığını bozmaya kıyamadan).
Fakat artık
sen de minderin üstünde unutmazsın yanar piponu
ve külünü dökmezsin döşemeye.

Çalıştığın yerde seninle yan yana çalışmak istiyorum,
dövüştüğün yerde yine yan yana dövüşmek,
(ekonomik istiklal için
ve ev işleri esirliğinden filan kurtulmak için değil)
burnunun dibinden ayrılmamak için.
Ve nihayet
en dehşetli hakkımı
seninle aynı yastıkta uyumak istiyorum
ve çocuk doğurmak sana
en az daha iki tane...



Nazım Hikmet

(Nazım ile Piraye, derleyen Memet Fuat, Adam Yayınları, Eylül 1998, sayfa 211-212)