20 Nisan 2012 Cuma

Hayallerim


  • Çamaşır suyu kokusu parmaklarımdan çıkmayıncaya ama canım çıkıncaya kadar evi dip köşe temizlemek. 
  • Balkona güneş vurduğunda bir kova su ve çıplak ayakla balkonu yıkayıp masayı, sandalyeleri balkona atmak.
  • Gardırobumdaki kaosa artık bir son vermek adına, yazlıkların yerini kışlıklarla değiştirmekle kalmayıp (çiçekli elbiselere özgürlük) iki taraftan da giyilmeyenleri büyük poşetlere doldurup kapının önüne koymak. 
  • Gelecek projelerde işe yarar diye değil sırf keyfine kitap okumak. 
  • Yemek yapmak. Yemek yapmayı özledim.
  • Gözüm ve midem için doktora gitmek. Muhtemelen gitmeyeceğim.
  • Bir sabah erken kalkıp hiç üşenmeden Yeniköy minibüslerine binmek ve Tarabya sahilinde önce biraz leyla leyla, sonra hızlanmak suretiyle uzun uzun yürümek. 
  • Bir sabah erken kalkıp Aşiyan'a kadar yürümek ve Münir Nurettin'in başının etini yemek, sonra üşenmeyip Orhan Veli'nin yanına çıkmak ve biraz da onun başının etini yemek, ayak ucunda biten yaprakları sevmek.
  • Eksik saha raporlarını bitirmek, ardından şirketin blogu için yazı yazmak.
  • Kişisel bakım, meali: aynaya bakmak. 
  •  Yumuşatıcı bitmişti, yumuşatıcı alayım. Sonra da çamaşır atarım.
Evet, bu 3 gün içinde gerçekleştirmeyi planladığım mütevazı hayallerim bunlar. Detoksa da gireyim, midemi üzmeyeyim diyorum ama aslında iki balık alsam, salata ve meze malzemesi, bir de ufaklık. İngiltere'den gelen arkadaşıma da desem ki "hadi gel açalım balkon mevsimini, hava soğursa ısıtırım ben seni". Olmadı içeri geçer, Senar'la Müren'e içeride devam ederiz. Hayattan konuşuruz; ölümden, ölümsüzlükten, toplumdan, gelecekten, gelmeyecekten. Yıllarca ne bulduysak konuşacak yine konuşur, bittiği yerde birer yudum alırız ama bitmez. Bizim konseyin diğer üyeleri de gelebilse keşke, toplaşabilsek, ama fazla iyimser bir senaryo bu. Halbuki şu bir akıl etmeyen ortak aklımızla ameliyat edebilsek masaya yatırılası mevzularımızı. Dile kolay 8 kadın, mevzu hiç biter mi...



                                

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme