6 Aralık 2011 Salı

Ve Her Nasılsa


İstanbul’da rüzgarlı bir gün. Balkonun kapısını ya da pencereleri açmadıkça sonbahar gibi, rüzgarlı bir sonbahar günü. Bir ara yağmur yağıyor sandım ama sararıp solmuş yapraklar rüzgarın şiddetiyle cama vuruyormuş. Bir kapının vurma sesi yankılanıp duruyor apartmanın içinde. Üst katın balkonunda bir şey devrildi. Bu kadar rüzgarı bir yağmur izlemeli.

Menekşem üç çiçek verdi. Bir güzel de yapraklandı. Çiçeklerin üçü de yaprakların altında açtı. Bu halleriyle yorganı başına kadar çekmiş insanlara benziyorlar, ışık huysuzlandırıyor. Haspam.

Topal bir kumrum var, sol ayağının üstüne basamıyor. Kafasında da beyaz tüyler olduğundan kolayca ayırt ediliyor. Artık neredeyse bir tek o uğruyor zaten. Ben masamın başına oturur oturmaz, karşıma konuveriyor. Topallayarak cama yaklaşıyor, gözlerini dikip bakıyor. “Üşümüşsün, içeri gir” desem giriverecekmiş gibi. Dün gece rüyamda eskiden beslediğim kuşumu gördüm, evin içinde uçuyordu. Uçmayı pek bilmezdi halbuki. Kafesinden dışarı çıkarınca ya bir yere tüner kalır ya da kafesine geri girerdi. Hayvanları doğalarından çıkardığımız gibi doğalarını da onlardan çıkarıyoruz. Ne kadar esir edersek o kadar evcil oluyorlar. İnsanlaştırarak eğleniyoruz, matah bir şeymiş gibi. Ne ki insan olmak?

Geçen hafta zor geçti. Bu hafta da ondan parlak olacağa benzemiyor. Türk solu gibiyiz diyordum, sadece sol gibiyiz aslında. Bu kadar çok düşündüğümüz için zor her şey, birleşmek yerine dağıldıkça dağılıyoruz. Bitmeyen sorgulamaları birimiz bıraksa diğerimiz ele alıyoruz. Ondan sonra bir sürü küçük fraksiyon gibi dolanıyoruz etrafta, ne örgütlü mücadeleden vazgeçebilir ne de bir parti altında toplanabilir. Solun hali bizim halimiz.

İki kişi arasındakini yalnız iki kişi bilir derdi arkadaşım. Herkese anlatmak istesek, hatta anlatsak bile bizde saklı kalıyor. Bazen bizden bile kaçıyor. Salıncakta iki kişi. “Ki onlar hep yalnızdır...” Hayır, "yalnız" olmak için fazla sevgi var. 


3 yorum:

  1. sevgili ayşec.,
    "iki kişi arasındakini yalnız iki kişi bilir"...
    gerçekten de öyle..
    not: her yazdığına yorum yazmadan edemiyorum. her yeni yazını özlemle bekliyorum zira.

    YanıtlayınSil
  2. sevgili ezgi,
    çok teşekkür ederim..

    YanıtlayınSil
  3. Türk solu gibiyiz diyordum, sadece sol gibiyiz aslında. Bu kadar çok düşündüğümüz için zor her şey, birleşmek yerine dağıldıkça dağılıyoruz. Bitmeyen sorgulamaları birimiz bıraksa diğerimiz ele alıyoruz. Ondan sonra bir sürü küçük fraksiyon gibi dolanıyoruz etrafta, ne örgütlü mücadeleden vazgeçebilir ne de bir parti altında toplanabilir. Solun hali bizim halimiz. çok beğendim..=) derya

    YanıtlayınSil